Eva, spor salonunun kasırga gibi ter kokusuyla dolu köşesinde vücudunu terlettikten sonra, gözlerini ona diken sert bakışları fark ettiğinde içi kıpır kıpır oldu. O fit ve kaslı adam, kesinlikle tesadüfi bir folloş değildi; az önce ağırlıklarla şekillenen kolları, onu avlamaya hazır bir avcı gibi gösteriyordu. Eva’nın teni daha da kızarırken, adamın yaklaşmasıyla arada kopmaz yoğun bir elektrik oluştu. Terli bedenler birbirine sürtünmüş, nefesler hızlanmıştı bile.
Adamın eli Eva’nın beleğiyle oynaşmaya başlayınca, tedirginlik yerini açlıkla karışık istekle değiştirdi. Kadının sırtını sıvazlayıp göğüslerine uzandığında kalbi deli gibi atıyordu. Eva, terden kayganlaşan amcığını ellerinin arasında hissedince kontrolü tamamen bıraktı. Yumuşacık ama inanılmaz ısırgan dudaklar, boynunu yalayıp aşağı doğru indi; boynundaki damarlar şişti, hava kesildi adeta. Adam yavaşça ama acımasızca eteğini çözüp iri kara yaraklarını ortaya çıkardıktan sonra Eva’nın amcığına dayadı.
İlk girişi azar azar yaptı; sert ve derindi her hareketi. Eva iniltileri boğazından süzülürken yerdeki halıya sıkıca sarılıyordu. Adam daha fazla beklemedi, şimdi iyice köklemesini istedi; bastırdı sertçe, derinleştirdi bütün haşmetiyle sikişi. Amcık içi hırıltılarla doldu, suratı buruştu seksin baskısıyla. Eva kendi nefesini duymaya başlayınca adamın beleğini kavrayıp ritmi hızlandırdı; her tokat sesi çarpıntıyla uyumluydı artık.
Göğüsleri zıplıyor, tutku külah olmuştu kadının gözlerinde ve dudaklarında köpüren heyecanla birleşiyordu her şey. Adam sıktığı anda Eva’nın vücudu titredi; dibi delik amcığa dolan sıcak boşalma hemencecik yayıldı. İkisi de soluksuz kaldılar ama yeniden dayanamayacak kadar kavruluyorlardı birbirlerine… Sonra adam yine sapladı kara yarakını amına, daha da derinden! Ve bu kez çığlıklarla patladı Eva’nın deliğine yayılan zevk okyanusunda… İkisi de ard arda götürdü kendini sınır tanımayan o pis sevişte, ta ki kül olup tükenene dek!

